SERİK
: Serik İlçesi, Ülkemizin 36-37 derece enlem, 31-32 derece
boylamları arasında yer almaktadır. Antalya - Mersin karayolu
üzerinde, Antalya' nın 38 Km. doğusunda,Manavgat İlçesine 40 km.
uzaklıktadır. Akdeniz' de 22 km kıyı şeridine sahip olup; 8 Km.
içeride, denizden 26 M. Yüksekliktedir. Kısmen dalgalı ovalık bir
arazi üzerinde kurulmuştur. İlçenin yüzölçümü 1.550 Km 2 ' dir.
Bunun 45,360 hektarı tarım arazisi, 65.764 hektarı da orman arazisi
geri kalan kısmı da vasıfsız yerdir. Serik Antalya ovasının doğuya
doğru uzanan bir parçasını teşkil eder. Dağlık kesimlerinde
hayvancılık, ormancılık, ova kesimlerinde de ziraatçılık özellikle
turfanda sebzecilik yapılmaktadır. Ticari hayatı Antalya şehir
merkezine bağlıdır. İlçenin kuzeyinde batı Toros dağları yükselmeye
başlar,.
Serik İlçesi batıda; Antalya Merkez İlçe, doğuda; Manavgat İlçesi,
kuzeyde; Burdur İline bağlı Bucak ve Isparta İline bağlı Sütçüler
İlçeleri, Güneyde; Akdeniz ile çevrilidir.
İlçemizde Akdeniz iklimi hakimdir. Yazlar kurak ve sıcak, kışlar
ılık ve yağışlı geçer. Bu iklimin sonucu olarak doğal bitki örtüsü
de makilerdir.
SERİK İlçesinde İlk yerleşim yeri, M.S.II Yüzyılda Bergama
Krallığına bağlı olarak bu günkü Yanköy Köyü yakınlarında bulunan
“SİLLYON” (Koçhisar tepesinde) da ve Belkıs köyünde “ASPENDOS”
olarak iki yerde kurulmuştur.1817 yıllarında yerleşim bölgelerinin
çok aralıklı olması nedeni ile İlçe önceleri “SEYREK” diye anılmış,
1890 yıllarına doğru SERİK olarak adlandırılmıştır. 1900 Yılında bu
günkü ilçe merkezinde KÖKEZ adı altında Bucak merkezi olmuştur,.
1926 Yılında da SERİK İlçe olmuştur. Batı Trakya Türkleri Balkan
Savaşı sırasında Muhacir olarak; Girit savaşı sırasında da, Girit
Türkleri Serik'e gelip yerleşmişlerdir.
Bölgenin en önemli akarsuları, KÖPRÜÇAYI ve AKSU çayıdır.
Serik İlçemizin dünyaca bilinen tarihi ve turistik ören yerleri
olarak, ASPENDOS, SİLLYON gibi yerler sayılabilir.
Aspendos:
Pamfilya kenti olan Aspendos Antalya'nın 48 km. doğusundadır.Aspendos'a
Antalya-Manavgat yolundan ayrılan bir asfalt ile ulaşılır. Kent,
Serik İlçesinin 8 km. doğusunda Köprü Çayı'nın dağlık bölgeden
düzlüğe ulaştığı yerde, biri büyük, diğeri küçük iki tepe üzerine
kurulmuş zengin şehirlerden biridir. İlk ismi bastığı sikkeler
üzerinde de görüleceği gibi Estvadiiys'tir. Antik dünyada en güçlü
para Aspendos sikkesidir.
M.Ö. 7.yy. başlarında kurulan şehir,
Perslerin, Attik Delos Deniz Birliği'nin, Büyük İskender'in,
Bizans, Selçuklu ve Osmanlı egemenliklerini tanımıştır. Evrimedon
Çayı ağzındaki konumu ile önemli bir liman ve ticaret kenti olarak
ünlenen Aspendos, mısır, gül ağacından yapılmış süs eşyaları,
şarap, tuz ve at ticareti yapmıştır. Kent ayrıca antik dünyanın en
iyi atlarını yetiştirmesi ile de ünlüdür.
Aspendos'taki eserler, Aşağı Kent Yapıları ve Yukarı Kent
Yapıları olarak ikiye ayrılır. Yukarı Kent Yapıları arasında agora,
bazilika toplantı yapısı, nymphaeum ve eksedra yer alır. Aşağı Kent
Yapıları arasında ise tiyatro, stadion, hamamlar, su kemeri,
tapınak ve nekropoller sayılabilir. Aspendos surlarının Helenistik
Dönem de yapıldığı, sonraları Geç Roma ve Bizans Dönemlerinde
birtakım onarımlar gördüğü bilinmektedir.
Aspendos'u sanat merkezi yapan yapıtların başında tiyatro
gelmektedir. Aspendos Tiyatrosu antik dünyadan günümüze gelebilmiş
en sağlam tiyatrodur. Küçük bir tepenin yamacına kurulmuş olan
tiyatronun mimarı Aspendoslu Thedoros'un oğlu Zenon'dur. Kapasitesi
15.000 kişiliktir. En önemli özelliği sahip olduğu muhteşem
akustiktir. Tiyatro Selçuklular döneminde kervansaray olarak
kullanılmıştır. Sahne binasının bazı yerlerinde görülen beyaz
sıralar üzerine zikzak motifleri Selçuklu Dönemine aittir.
Tiyatronun cavea bölümü yarım daire planlı olup, geniş bir diazoma
ile ikiye ayrılır. Üst caveanın arkasını 59 kemerden oluşan geniş
bir galeri boydan boya çevirmektedir. Caveanın iki tarafında
girişlerin üzerindeki özel localar imparatorluk ailesine ve ocak
rahibelerine ayrılmıştır. Orkestradan itibaren yükselen oturma
sıralarının ilki senatör, yargıç ve yabancı elçilere, ikincisi
kentin ileri gelenlerine aittir. Kadınlar genellikle üst sıralarda,
galerinin altındaki bölümde otururlardı. Geri kalan bölümler kentin
tüm vatandaşlarına açıktır. Sahne tiyatronun en çarpıcı bölümüdür.
Konglemara bloklarından inşa edilen iki katlı fasadın alt
katında aktörlerin sahneye çıkışlarını sağlayan beş kapı vardır.
Orkestra düzeyindeki küçük kapılar vahşi hayvanların kapatıldığı
dehlizlere aittir. Üst kattaki sütunlu cephe mimarisinin tam
ortasında üçgen bir alınlık içinde tiyatroların kurucusu ve
koruyucusu olan şarap tanrısı Dionysos'un bir kabartması
işlenmiştir.
Sillion
: Perge' nin kuzeydoğusunda, denizden 12 km. içerde, ova
ortasında, yayvan biçimli yalçın ve yüksek bir tepe üzerinde
kuruludur. Antalya-Alanya Karayolunun 29. km. sinde, Eski Yörük
Köyü'nden sapıldığında 5 km. lik bir yoldan sonra antik kente
varılır.
M.Ö. IV. yy. da kurulan ve Bizans Döneminde Psikoposluk merkezi
olan kent Selçuklu çağlarını yaşamıştır. Tepenin hafif eğimli batı
yönü Helenistik çağlardan kalma surlarla çevrilidir. Bu surları
kuleler, kapılar ve kente çıkılan yollar tamamlamaktadır. Kentin
kapısı tepenin batı yanındaki surlar üzerindedir. Tepenin
çıkıldığında kuzeybatı yönünde ev kalıntıları, sokaklar, batıda
Selçuklu Camii, Bizans Kilisesi ve sarnıç görünmektedir. Tepenin
güneybatı eteğinde 8.000 kişilik tiyatro ve yanında odeon
bulunmaktadır.